Talas
Belediyesi, geçmişin birikimini geleceğe taşıyan geleneksel el sanatlarına
verdiği değeri bir kez daha taçlandırdı. Talas’ın Zincidere Mahallesi’ndeki
tarihi Kız Yetimhanesi müştemilatı içerisinde faaliyet gösteren, Talas
Belediyesi ve Kayseri Üniversitesinin örnek projelerinden Talas Restorasyon
Eğitim Merkezi (TAREM) bünyesinde görev yapan ustalar, kültürel mirasın
yaşatılmasındaki emekleriyle önemli bir ünvana layık görüldü.
Ahşap Ustası
Şenel Doğan ve Taş Ustası Ali İnal, “Geleneksel El Sanatları – Ahşap ve Taş
İşçiliği” dalında Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı olmaya hak kazanarak
Talas’ın kültürel zenginliğini ulusal ölçekte temsil etme gururunu yaşadı.
“BU SANATLAR BİZİM KİMLİĞİMİZDİR”
Talas
Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, TAREM ustalarını makamında ağırlayarak
başarılarından dolayı tebrik etti. Başkan Yalçın, geleneksel sanatların sadece
bir meslek değil, aynı zamanda milletin hafızası olduğunu vurgulayarak şu
ifadeleri kullandı:
“Geleneksel
El Sanatları – Ahşap ve Taş İşçiliği dalında Somut Olmayan Kültürel Miras
Taşıyıcısı olmaya hak kazanan Belediyemiz TAREM ustalarımızdan; Ahşap Ustası
Şenel Doğan ve Taş Ustası Ali İnal’ı tebrik ediyor, geleneksel sanatlarımızın
yaşatılmasında gösterdikleri özveri için kendilerine teşekkür ediyorum.”
TAREM, KÜLTÜREL MİRASIN YAŞAYAN OKULU
Talas
Belediyesinin restorasyon ve koruma alanındaki vizyon projelerinden biri olan
TAREM, Zincidere Mahallesi’ndeki tarihi Kız Yetimhanesi müştemilatında,
yalnızca yapıları değil bu yapılara ruh veren sanatları da geleceğe taşıyor.
Ahşap ve taş işçiliğinde yılların birikimini genç nesillere aktaran ustalar,
Talas’ı geleneksel sanatlar alanında önemli bir merkez haline getiriyor.
ULUSLARARASI İŞ İMKÂNI
Öte yandan
kursiyerlerin e-devletten sorgulanabilen sertifika sahibi olduğu TAREM ile
unutulmaya yüz tutan geleneksel zanaat ve el sanatları gelecek kuşaklara
aktarılırken, kursiyerlere de gerek yurt içinde gerekse uluslararası
restorasyon çalışmalarında iş imkânı doğuyor.
Başkan
Yalçın’ın öncülüğünde sürdürülen bu anlayış, belediyeciliği sadece hizmet
üretmekle sınırlı görmeyip kültürü, kimliği ve toplumsal hafızayı koruyan bir
yaşam standardı olarak ele alıyor.